« Önceki | Sonraki »

5/10/2007

Yıkıntılar arasında kaldım...

S. Gürlevik

Tiyatro Seyircisi

 

Selam şehrimin efsane tiyatrosu

Selam olsun sana eskimeyen tiyatro...

Selam şehrimin güzel oyuncuları

Yıkıntılar arasında kaldım

Çıkarın beni oradan...

   

3 Ekimde sezon açıldı ve buruk bir şekilde gittim tiyatroya. Gidip koltuğuma kuruldum fatihte ve "Mevlana" ile konuşmaya başladım oyunda. O ağladıkça bende ağlıyor, o güldükçe bende gülüyordum.

 

Derken şöyle bir Kağıthane’ye uzanayım dedim. Aldım ruhumu düştüm yola ve "Kantocu" karşıladı beni orda. “Gel” dedi “aylardır seni bekliyor bu koltuklar bu oyuncular” dedi. “Tamam” dedim ama birazda Ümraniye’ye gitmeliyim o Divane Ağacın altında hayallere dalayım dedim. Ve gidip o ağacın altında oturdum. Tam hayale dalıyordum ki;

 

Üsküdar Kerem Yılmazer bas bas bağırıyordu. “Ceza Kanunu seni bekliyor. Ülkemizde yasa çok ama uygulama yok gelde gerçek uygulamayı izle”. Peki dedim.

 

Ama Kadıköy de beni bekliyordu. Gel ey seyirci “İlk Göz Ağrısı’ndaki aşka sevgiye çağırıyorum. Bu oyundaki güzelliğe şahit ol” dedi ona da “eyvallah” dedim. Ruhum dolaşıyordu her sahneyi tek tek.

 

Çıkıp "Gaziosmanpaşa”ya gittim ama orada kimsecikler yoktu. Sahne boş koltuklara bakıp “hey gidi günler” diyordu. Üzüldüm çünkü GOP da hak etmediği bir cezayı çekiyordu...

 

İşte o an beni  "Muhsin Ertuğrul" çağırdı. Ağlıyordu. “Yıkıyorlar, gel beni yanlız bırakma” diyordu. Boynunu bükmüştü. O ağladıkça bende ağlıyordum. Çünkü böyle bir muameleyi hak etmemişti. Teselli ediyordum “seni yeniden yapacaklar, eskisinden daha iyi, daha kuvvetli olacaksın.” Kafasını sallayıp "yok yok ben biliyorum amaçları yıkmak. Tepebaşı yakılıp yeniden yapıldı mı? Soruyorum sana ey seyirci ya yapılmazsa, ya verilen vaatler tutulmazsa???" o an işte o an bağıra bağıra ağlamaya başladı ruhum. İstanbul, hatta ülkem inliyordu gözyaşlarımdan. Muhsin Ertuğrul haklıydı sahnem gidiyordu elden.

 

Ben seyirciyim. Hayallerim, umutlarım, anılarım yıkıntılar arasında mı kalacak. Hani nerde oyuncularım.? Beni güldüren, kah ağlatan o güzel yüreği sevgi dolu oyuncularım ve hayat verdikleri oyunlar... canım acıyor, biliyorum sizinde acıyor, gelin el ele verelim bu yıkıma hayır diyelim. Bugün sahnemizi yıkan yarın evimizi yıkar unutmayalım.

 

Sanat ölüyor, dar beyinler ve gözünü para hırsı bürümüş cellatlar ülkemin toprağını yabancılara peşkeş çekiyor, onlara kongre vadileri yapmak için sahneleri yıkıyorlar. Tabular yıkılır mı? Yıkılır canım, yıkılır deyip dozerleriyle girecekler. Ne için AB yolunda Türkiye için. Soruyorum ülkesinde sanatı öldüren, sahnelerini yıkan ve kongre vadileri (ya da kurtlar vadisi) yaptıran, ülkesini satan bir millet AB ye girer mi? Cevap veriyorum girmezzzzzz. Neden? Bugün ülkesini satan yarın AB yi de satar diye düşünürler...o yüzden istediğiniz kadar sahne yıkın, istediğiniz kadar ülkenizi satın yada peşkeş çekin AB ye giremezsiniz...

 

Ben sanatı-tiyatroyu öldürtmeyeceğim...

 

Siz de öldürtmeyin...

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır