Başkan mı mimarlar mı
Atilla Birkiye
29.09.2007
Geçen haftaki yazımda, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkımından, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “kongre vadisi” projesinden söz etmiştim. Bazı çevrelerin tepkisine neden olan, kimilerince de desteklenen proje...
Öncelikli ve önemli olan, Muhsin Ertuğrul’un adına yakışan bir sahnenin, dahası bir “eylem”in olup olamayacağı! Yazımdan da anımsanacağı gibi, Başkan, bu projenin içinde daha büyük bir sahne yapılacağını, yine adının Muhsin Ertuğrul Sahnesi olacağını, “tiyatrocuları sahnesiz” bırakmayacağını söylemişti (medyada da yer aldı).
Ne var ki şimdi, edindiğim bilgiler, bu söylenenlerle çelişiyor, her şeyden önce bu kentli olarak da beni daha da kaygılandırıyor! Acaba Başkan mı doğruyu söylüyor, yoksa projenin mimarları mı? Yoksa Başkan’a bilgiler doğru verilmemiş mi?
Kaygılandırıyor, çünkü bu kentte yaşıyorum, bu kentte yazıyorum, bu kentin kültür, sanat, özellikle de edebiyat alanında bir şekilde yer alıyorum. Bütün bunları geçelim, bu kentte yaşayan, kentini seven ve kirletmemeye özen gösteren bir “hemşeri”yim! (Ek- bu kentte de doğdum!)
Gerçekler mi, diyoruz
Geçen haftaki yazımda yer alan “ağlayan oyuncu” bir metafor değil, bu sahnenin şu veya bu nedenle yıkılması karşısında gözyaşlarını tutamayan, Şehir Tiyatroları çalışanlarından genç bir kadın oyuncuydu! Yani gerçekti!
Geçtiğimiz Çarşamba akşamı Kaktüs’e uğradım; Kaktüs İstiklal Caddesi’nin çok özel mekânlarından olup, kimileri için bir merkezdir. Ağlayan oyuncuyla karşılaştım, yine. Bu kez gözyaşları kurumuş, belli ki için için ağlıyordu. Kuşkusuz bu durumda yalnızca bir aktarıcıyım ve aktarıyorum.
Tiyatro çalışanlarına, hafta içi Arima Mimarlık (Erol Kuzubaşoğlu) bir sunuş yapıyor, projeyi gösteriyor. Anlaşılıyor ki, Başkan’ın da göğsünü gere gere anlattığı sahne bir köşeye sıkıştırılmış, üstelik kapasitesi de büyümüyor, küçülüyormuş!
Daha önce
O zaman, projeyi mimarlar hazırladığına göre, ne yazık ki Başkan’ın açıkladığı bilgiler gerçeği yansıtmıyor.
Öte yandan bu projenin ihalesi, acaba açıldı mı? Yoksa her zamanki gibi, hemen hemen her belediye işinde karşılaştığımız gibi bir “danışıklı dövüş” mü? Şayet böyle değilse, geçtiğimiz Nisan ayında açılan ihale niye hemencecik iptal edildi? Bu iptalin gerekçesi neydi?
(Duyduklarımı aktarıyorum ama, ben de yayızı yazdığım gün [Perşembe], Şehir Tiyatroları’nda çalışan bir rejisör arkadaşıma, bu konuyla yakından ilgilenen arkadaşıma telefon açıp sordum; bilgilendim.)
İzlenimim, böyle bir yapının Muhsin Ertuğrul’un adına yakışmadığı. Şehir Tiyatroları’nın duyarlı sanatçılarının duygu ve düşünceleri de bu doğrultuda; işin rant kısmını, ihale kısmını, açıkta kalma kısmını, bilmem kaç ay oyun yapamama kısmını vb. bir kenara bırakırsak...
Diyelim ki...
Başka bir açıdan bakalım. Diyelim ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bu girişimi çok olumlu ve çok yerinde. Diyelim ki Belediye oraları yıkmalı ve yıkmakla da çok haklı; kentsel dönüşümün önceliğini Harbiye’ye vermeli ve vermekle de çok haklı, doğru bir iş yapıyor!
Söz konusu proje, çağdaş, modern, günümüze uygun ve İstanbul’a yakışan bir proje; diyelim, bu da “iyi” bir şey ve kentimiz için de olmazsa olmaz! Üstelik büyük iş alanı da açılacak (kimler en fazla “nema”lanacak?). Diyelim ki şimdiki sahne işlevini de yitirdi (gerçi bunun kararını tiyatrocular verir ama!), doğru dürüst oyun izlenmiyor, sahne yapısı, kulisi, sofitası, ışıkları vb. artık işe yaramaz, dolayısıyla bu “yıkım” bizi endişelendirmiyor!
Diyelim ki, bizler de aklı başında insanlar olarak, kentini sevenler olarak “kongre vadisi” projesini destekliyor, dolayısıyla Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin yıkımını da bu bağlam içinde kabulleniyor, itiraz etmiyoruz!
Bunu izleyen süreçte İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul’un en merkezi ve en güzel yerine (şu an bilemiyorum ama kesinlikle böyle bir yer vardır; bulunabilir), Cemal Reşit Rey benzeri, Lütfü Kırdar benzeri, tabii ki o kadar büyük değil ama benzeri (donanımlı) ve Şehir Tiyatroları’nın bünyesinde bir sahne yaptırıyor ve adına da “Muhsin Ertuğrul Sahnesi” diyor.
Olmaz mı? Olamaz mı?!
Kaynak: http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=79415&YZR_KOD=82&ForArsiv=1
0 yorum yazılmıştır