« Önceki | Sonraki »

15/10/2007

Muhsin Ertuğrul Sahnesi Hakkında

 

www.muhsinertugrulsahnesi.com

7/10/2007

Muhsin Ertuğrul Bu Yıl Perdesini Açamadı

ALİ SİRMEN

07.10.2007

 

Sevgili,

İstanbul Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesi, hafta içinde perdesini açacaktı.

Açamadı.

 

O gün sanatçılar ve tiyatro severler, perdenin açılması gereken saatte, bu olayı protesto için Muhsin Ertuğrul Salonu önünde toplandılar.

 

Haberi duyduğumda içim cız etti.

 

Türk tiyatrosunun en önemli adı, bütün yaşamı boyunca işine bağlılığını ve titizliğini sürdürmüş olan Muhsin Ertuğrul ile, ilan edildiği zamanda açılmayan perde kavramlarının bir araya gelebileceğini hiç düşünmemiştim.

 

Muhsin Bey, herkesin zamanında salonda olması, perde açıldıktan sonra araya kadar kimsenin alınmaması kuralına o denli bağlıydı ki, bir keresinde geç kalan Atatürk 'ü bile bekletmişti.

 

Birkaç yıl önce, Müşfik Kenter, ablası Yıldız Hanım ile birlikte annelerinin ölümünde bile bu kuralı nasıl işlettiklerini anlatmıştı.

 

İstanbul Şehir Tiyatroları, Cumhuriyet öncesine dayanan bir kurum.

 

1914 yılında, İttihat ve Terakki'nin iktidarını pekiştirdiği dönemde, Batı anlamında bir müzik ve tiyatro konservatuvarı olarak kuruldu. O sırada İstanbul şehremini (Belediye Başkanı) olan Op. Dr. Ziya Topuzlu, belediye bütçesinden dönemine göre çok önemli bir meblağ olan 3 bin lirayı ve belediyenin mülkü olan Şehzadebaşı’ndaki Letafet Apartmanı’nı bu kuruluşa tahsis etti.

 

Namık Kemal 'in oğlu Ali Ekrem 'in (Bolayır) önerisi ile kuruluşa "Darülbedayi" adı verildi.

 

***

 

Yeni kurulan konservatuvarın başına Paris'ten getirilen Andre Antoine, 1. Dünya Savaşı başlayınca ülkesine döndü. Yerine de Reşat Rıdvan ile o sıralarda yirmili yaşlarında olan ve Antoine'ın Paris'ten öğrencisi Muhsin Ertuğrul getirildiler.

 

Darülbedayi, 1916 yılında, savaş içinde ilk oyunu "Çürük Elma" yı sahnelediğinde Muhsin Bey bu kuruluşun başındaydı.

 

Darülbedayi 1934 yılında İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'na dönüştüğünde M. Ertuğrul yine oradaydı. Bu görevinde, 1947 yılında çıkan Devlet Tiyatro ve Operası Kanunu gereği, bu kuruluşları kurup yönetmek görevini alıncaya kadar bulundu. Ankara'da Devlet Konservatuvarı ve Devlet Tiyatroları'nın yöneticisi, solcu Muhsin Ertuğrul'a Demokrat Parti iktidarının pek fazla tahammül etmesi beklenemezdi.

 

Nitekim de öyle oldu.

 

Muhsin Ertuğrul Ankara'daki görevinden ayrılınca, İstanbul'a dönüp, bir bankanın desteğiyle "Küçük Sahne" yi kurdu.

 

Bu özel kuruluş, Türk Tiyatrosuna birçok sanatçı ve eser armağan ederek uzun yıllar yaşadı.

 

Daha sonra aralıklarla Şehir Tiyatroları'nda başrejisör olarak görev yapan Muhsin Ertuğrul, aynı zamanda yurtiçinde ve yurtdışında birçok film çevirdi, senaryo yazdı, tiyatro başyapıtlarından bazılarını dilimize kazandırdı. Yönettiği tiyatrolarda Türk yazarlarının oyunlarını sahneleyerek onların önlerini açtı. Birçok oyuncunun, tiyatro adamının yetişmesinde katkısı olan Muhsin Hoca, 1979 yılında 87 yaşında bir delikanlı olarak yaşama gözünü yumduğunda hala tiyatro ile yakından ilgiliydi.

 

***

 

Tiyatro dünyamıza birçok sanatçıyı, oyunu, yeniliği, bir yandan yerli yazarlarımızın eserlerini, öte yandan Batı anlamında tiyatro geleneği ve terbiyesini, bu arada, "The show must go on" (Perde hangi koşulda, her ne pahasına olursa olsun açılmalıdır) ilkesini kazandıran Muhsin Ertuğrul'un adını taşıyan binanın perdeleri bu yıl açılamayacak.

 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, tiyatronun ne sanatçısına ne de seyircisine doyurucu bir açıklama yaptı.

 

Ama bilinen o ki, o bina yıkılacak, sit alanı ilan edilen, ama spekülatörlerin iştahını celp eden bu mekanda (Kongre Vadisi) birbirinden değişik projeler var. Bunları, yasaya ve mevzuata uysalar da, uymasalar da yaşama geçirecekler.

 

Rant dünyasında, kim takar tiyatroyu, kim dinler Muhsin Ertuğrul'u?..

 

Hem de bu bölgeye yapılacak kongre salonunda IMF'nin toplantısı düzenlenecek.

 

IMF deyince akarsular durur tabii.

 

Hangi çağda, hangi ülkede yaşıyoruz?

 

Sanırım Sevgili, durumu en iyi özetleyen, Emre Kongar ile yaptıkları "Yorum Farkı" programında Mehmet Barlas oldu.

 

— Şimdiye kadar, ekonomi IMF'den soruluyordu, artık tiyatro da ondan sorulur olacak, dedi Mehmet Barlas.

 

Yerden göğe de haklıydı.

 

Kaynak: Cumhuriyet Gazetesi

7/10/2007

Saçma diz boyu...

Melih Aşık

(…)

"Alkıştan yıkılsın"

Şehir Tiyatroları'na bağlı Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi bu yıl perdelerini açmadı... Sanatçılar önceki gece bir hayalet gibi duran Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu'nun önüne gittiler, çiçek koydular... Bir de bildiri okundu...

Dendi ki:

"Tiyatrolar sadece alkıştan yıkılsın..."

Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu, Kongre Vadisi yapılacağı için yıkılıyor.. İçindeki cep tiyatrosuyla birlikte iki salon eksiliyor. Sözüm ona yerine bir salon yapılacak... İnanmalı mı?

Bu yıl Taksim Sahnesi de perdelerini açmadı... Yerine alışveriş merkezi yapılıyor... Acaba Devlet Tiyatroları bu salonu kurtarmak için bir çaba sarf etti mi? Bilmiyoruz...

Ankara'da Yeni Sahne'yi kurtarmak için çaba sarf etmediklerini biliyoruz.

Yıkılan sahnelere bir de AKM ekleniyor. AKM dediğiniz bir kültür merkezinden öte... Kentin kimliğini bütünleyen de bir yapı... Konser, opera, bale gibi sanatlarla ilgisiz olup sadece rantla ilgili bir iktidarın buraya daha görkemli bir kültür merkezi yapacağına kimse inanmıyor.

Serbest Mimarlar Derneği Başkanı Doğan Tekeli dünkü açıklamasında bu olayın içyüzüne ilişkin kuşkuları dile getiriyor: "...Bir toplumu ya da bir dönemi kültürü ile birlikte yok etmeyi amaçlayanlar, kültür izlerini ve ortak hafızayı yok etmek isterler.

Türkiye'de, cumhuriyet dönemimizin, mimarlık tarihine mal olmuş ve toplum hafızasına yerleşmiş mimarlık eserleri, gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmek istenen birçok yıkım nedeniyle bir tehdit altında gibi görünüyor. AKM, ulusal bir simge yapıdır, yıkılmamalıdır, geliştirilerek yaşatılmalıdır..."

Kendini İstanbullu gören, o salonda anısı olan, sanata saygılı herkes AKM'ye sahip çıkmalıdır.

(…)

m.asik@milliyet.com.tr

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/2007/10/06/yazar/asik.html

7/10/2007

Tiyatronun Gözyaşları

Süleyman KAYA / İSTANBUL

6 Ekim 2007

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yıkım kararı aldığı, yaklaşık 10 gün önce boşaltma tebligatı gönderdiği Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesi bu yıl perdelerini açamadı.

 

Tiyatro sanatçıları, ölen tiyatrocular için perdelerin açıldığı ilk gün 50 yıldır geleneksel olarak yapılan anma törenini bu kez sahne yerine tiyatronun giriş merdivenlerinde yaptılar ve yıkım kararını gözyaşları içinde alkışlarla protesto ettiler. Tiyatro sanatçıları adına konuşan Can Başak, "2010 Avrupa Kültür Başkenti olmaya hazırlanan İstanbul’da tiyatrolar bir bir kapanıyor. 10 gün önce tiyatronun boşaltılması için yazı aldık. İstanbul’daki 7 sahneyi kullanamıyoruz. Dram tiyatrosu, Ferah Tiyatrosu, Aksaray Belediye Tiyatrosu, Küçük Opera Tiyatrosu yandı ve işhanına çevrildi. Karaca Tiyatrosu ise Büyükşehir Belediyesi Sular İdaresi’nin yemekhanesi olarak kullanıyor. Kimse farkında değil ama İstanbul’da tiyatro kıyımı yapılıyor" dedi. Tiyatro sanatçısı Tamer Karadağlı ise "Bu tiyatronun tam karşısında zaten kongre merkezi var. Yapılması düşünülen tiyatro bunun yarısı kadar. Şehir tiyatrolarına sahip çıkılsın" diye konuştu.

Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr/gundem/7431912.asp

7/10/2007

İki eksikle sezon açıldı

(…)

İstanbul'daki ödenekli tiyatrolar sezonu yarım açtı. İstanbul Devlet Tiyatroları Taksim Sahnesi'ni, İstanbul Şehir Tiyatroları da Muhsin Ertuğrul Sahnesi'ni kaybederek sezona başladı. Tiyatro oyuncuları önceki gün Muhsin Ertuğrul'un yıkımını protesto edip 'Dozerlerden daha çok ses çıkaracağız' dediler

 

06.10.2007 

EFNAN ATMACA

 

İSTANBUL - Tiyatro sezonu bu yıl İstanbul'da 'eksik' açıldı. Pek çok özel tiyatro sezon açılışını bayram sonrasına ertelerken ödenekli tiyatrolar perdeyi açtı. Ama biraz buruk bir açılış oldu. Çünkü İstanbul Devlet Tiyatroları (İDT) yıllardır seyircisini ağırladığı Taksim Sahnesi'nden, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İBBŞT) ise merkezinin de bulunduğu, adıyla özdeşleşen Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nden yoksun bir programla açtı yeni sezonu. İDT, bir alışveriş merkezine dönüşeceği için, mal sahibinin açtığı dava sonucu Taksim Sahnesi'ni geçen ay boşaltmıştı. İBBŞT de Harbiye Kongre Vadisi inşaatları kapsamında yıkılıp yeniden yapılacağı için Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin perdelerini açamadı.

 

'Anılarımıza sahip çıkacağız'

Ancak Muhsin Ertuğrul'la ilgili kararı tiyatro oyuncuları kolay kolay kabulleneceğe benzemiyor. Önceki gece İstanbul Şehir Tiyatrosu oyuncuları sahnenin önünde bir araya gelip 'Muhsin Ertuğrul Sahnesi alkıştan yıkılsın' sloganıyla kararı protesto etti. 100'den fazla kişinin saat 20.30'da Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin önünde bir araya geldiği eylemde oyuncular, tiyatronun önünde mum yaktılar, sonra da ustalarının büstünün önüne çiçek yağdırdılar. Protesto sırasında bir bildiri okuyarak da bu yıkıma sessiz kalmayacaklarını söylediler.

Bildiride "Hayır sessiz kalmayacağız; anılarımıza, geleceğimize, sahnemize sahip çıkacağız. Dozerlerden daha çok ses çıkaracağız" ifadelerine yer verdiler. Bildiri sonrası söz alan Mimarlar Odası temsilcisi Mücella Yapıcı da Kongre Vadisi Projesi'nin yürütmesinin durdurulması için açtıkları davanın hâlâ sürdüğünü ve hukuki sürecin peşini bırakmayacaklarını söyledi. Tiyatrocular sonra da replikleri asılı duran sahneye veda edip dağıldılar. Yönetim kurulu kararıyla Muhsin Ertuğrul'u programın dışında tutan İBBŞT yönetimi ise Radikal'e yaptığı açıklamada 'sahnenin yıkılacağına dair resmi bir yazının kendilerine hâlâ ulaşmadığını' söyledi.

(…)

Kaynak: http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=234971&tarih=06/10/2007